İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tıp Fakültesi Nasıl Kur(t)ulur?

Yeni üniversite Rektörleri tıp fakültesi kurmak istiyor.Bu isteklerinde, haklı oldukları birçok neden mevcuttur.Ancak kuruluşu yeni olan üniversitelerde tıp fakültesinin kurulması ve hizmet vermesi son derece sıkıntılı oluyor.Öncelikle tıp fakülteleri Üniversitelerde hem bütçenin hem de kadroların önemli bir kısmını tükettiğinden diğer akademik birimler de bu durumdan olumsuz etkileniyor.Bu durum bilinen sorunların başında gelmektedir.

Tıp Fakültesi İşletmek o Kadar Kolay Değil

Günümüz piyasa koşullarında faaliyette bulunacak bir tıp fakültesinin başarılı olması oldukça zor görünüyor.Son zamanlarda ülkemizin köklü iki tıp fakültesine sahip İstanbul Üniversitesi Rektörünün basına yansıyan açıklamaları bunun canlı örneğini oluşturmaktadır. Konunun çok önemli olduğunu vurgulamak için basına yansıyan açıklamaları kısaca aynen vermek isterim.

SAMSUN’da düzenlenen 5’nci Üniversite Hastaneleri Birliği Derneği’nin toplantısında konuşan Dernek Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet, üniversite hastanelerinin piyasaya 1.2 milyar TL borcunun bulunduğunu belirterek, “Üniversite hastaneleri batıyor” dedi. Üniversite hastanelerinin piyasaya 1.2 milyar TL borcunun bulunduğunu belirten Prof.Dr.Söylet, “Biz başka üsluplar benimseyemeyiz, biz üniversiteyiz ama biz batıyoruz. Üniversite hastaneleri batıyor. Hangi üniversiteler bunlar yeni kurulanlar mı? Ülkemizin medarı iftiharı olan kalitesinden kimsenin kuşkusunun olmadığı hangimizin bir yakını hasta olsa götürdüğümüz, devletteki ya da siyasi erkin nasıl bir projesi varsa ortak yapmak için başvurduğu, güvendiğimiz her şeyini teslim ettiğimiz ve iyi yönetildiğinden de en ufak bir kuşkumuzun olmadığı üniversite hastaneleri sıralamanın başında. Bu tersliği düzeltmek hepimize düşüyor. Bu feryadı duymak hepimize düşüyor. Çünkü artık çok fazla sabredecek durum kalmadı” diye konuştu”(Haberin kaynağına google arama motoruna Üniversite hastaneleri batıyor yazısını yazarak ulaşabilirsiniz.)

Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesine Dekan Atanması çözüm mü?

Güncel bir Tıp Fakültesi kurulması girişimi de Dumlupınar Üniversitesinde yaşanmaktadır.Üniversitede Tıp Fakültesinin kurulması girişimlerinin geçmişi 6-7 yıla dayanmaktadır.Ancak gelinen noktada bir başarısızlık olduğunu yerel ve ulusal basına yansıyan haberlerden anlamaktayız.Özellikle Kütahya milletvekilleri de işin içine girerek tıp fakültesinin kurulması ve faaliyette bulunması akademik olmanın yanında siyasi bir boyut ta kazanmıştır.

Son zamanlarda ki sorun, tıp fakültesine bir dekan bulunamaması sorunu olarak kamuoyuna yansımıştır.Gelinen noktada tıp fakültesine Dekan atamasının yapıldığını görmekteyiz.

Şu anda Kütahya kamuoyunda tıp fakültesi sorununun çözüldüğü havası esmektedir.Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesine Dekan atamasının yapılması tıp fakültesiyle ilgili sorunları çözdü mü Sorusuna kısmen evet ama genelde hayır yanıtını verebiliriz.

Hayır yanıtını vermemizi gerektiren nedenleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

*Tıp Fakültesi için yola çıkıldığında stratejik bir hata yapıldı.Küçük ve sadece döner sermaye oluşturucak bir hastane kurularak yola çıkıldı.Sağlık yüksek okulunun her türlü(Bütçe ve kadro)imkanı kullanıldı.Kamuoyuna tıp fakültesi kuruldu,hastanesi de açıldı. Havası verildi.Ama özellikle döner sermaye hesabı tutmayınca hastane işlemedi.

Tıp Fakültesi Kurulması için gereken lobi faaliyetleri(Hükümet,Yök,Maliye Bakanlığı, Yerel Kuruluşlarla) yürütülmedi.Hastane Tıp Fakültesi gibi gösterildi ve YÖK’e tıp fakültesi için her şey hazır(Özellikle kadro ve bütçe, fiziki imkanlar) denilerek Tıp fakültesi izni alındı. Hatta Tpı fakültesine asistan ve öğrenci alımı da yapıldı.Öncelikle alınan asistanlar sıkıntı yarattı.Oysa tıp fakültesinin T si bile hazır değildi.

İyi niyetle başlanan işler,beklendiği gibi yürümedi ve kadrolarda çözülme oldu.Bu arada Sağlık Yüksekokulundan çok sayıda kadro kullanıldı.Hastanede birkaç branş dışında doktor kalmadı. Ankara işin ciddiyetsizliğini anladı ve işin içine siyasiler girdi.

Bu arada siyasetçiler sorunu , Rektörün tıp fakültesi dekanlığını da yürütmesi ve dekan bulup atanmaması olarak basın aracılığı ile kamuoyuna yansıttı.

Şimdi Dekan atandı.Tıp Fakültesi kurulup işlev görür mü?Bu sorunun yanıtına şu an için evet diyebilmemiz mümkün görülmüyor.

Öncelikle belirli branşlarda öğretim üyesini Kütahya’ya getirecek önlemler alınabilir.

Ama bu işlem zor ve uzun zaman alabilir.Büyük şehirlerde düzenini kurmuş yetişmiş elemanları şu an için Kütahya’ya çekecek hiçbir cazibe görülmüyor.Tıp Fakültesinin kendi elemanlarını yetiştirmesi ise çok uzun zaman alacaktır.Tıp Fakültesinin kurulmasında ve gelişmesinde en önemli unsur olan öğretim üyesi temini en zor konuların başında.

Tıp Fakültesini kurma ve geliştirmenin en önemli ikinci unsuru bütçedir.Başka bir deyişle paradır.Tahmini olarak klasik bir tıp fakültesi kurmanın maliyetinin 120 milyon dolar olduğu bilinmektedir.Şu ana kadar tıp fakültesi için üniversite içinde yapılan harcamaların da yanlış yapıldığı göz önündedir.Örneğin Üniversite mutfağının tadilatla hastane yapılması , İdari bilimler Fakültesi inşaat işçilerinin yatakhane olarak kullandıkları binayı tıp fakültesinin bir birimi yapmak,Ya da Kütüphane binasının bir kısmını poliklinik yapmak için harcanan bütçeler ne kadar doğru? 120 milyon dolarlık bir bütçe nasıl bulunur ?.Dumlupınar üniversitesinin diğer akademik birimleri henüz kurulumunu tamamlamamışken bu para nasıl harcanır ?önemli sorunlardır..

“Dekan geldi.” “Her şey tamam” şeklindeki bir kamuoyu oluşturulması doğru değildir.Elbette başarılı olacağına yürekten inandığımız dekanın atanması önemli bir adımdır.Fakat tek başına yeterli değildir.Kamuoyuna işin bütçe kısmı mutlaka anlatılmalıdır.Hatta bu arada öncelikle Kütahya eşrafından Tıp fakültesinin yapılanmasına maddi destek verecek kurum ve kişilerin desteğini almaya yönelik bir yapılanma oluşturulabilir.Bu oluşum bütçe sorununun çözümüne önemli katkılar sağlayabilir.

2007 yılında yapılan Rektörlük aday adaylığı için hazırladığım broşürün 11. sayfasında Hastanenin ve Tıp Fakültesi kurulması için yürütülen iyi niyetli faaliyetlerin işletmecilik bakış açısıyla başarılı olamayacağını öngörmüştüm.Bu öngörüm şu anda” ben demiştim”espisinden başka bir işe yaramadı.Bu arada Rektör seçilirsem Hastaneyi kapatacağım ve doktorları atacağım aleyhinde propaganda malzemesi olarak kullanıldı.Tadiri ilahidir doktorların çoğu kendiliğinden gitti.

Anafikir.

“İyi yönetildiğinden de en ufak bir kuşkumuzun olmadığı üniversite hastaneleri batış sıralamasının başında “demektedir bir Rektörümüz.Demekki iyi yönetilen tıp fakülteleri bile batmanın eşiğinde ise Dumlupınar Üniversitesine en iyi Dekanın bile atanması yeterli olmayacaktır.

SONUÇ

Sağlık sektöründe donanımlı özel sektör hastaneleri ve Vakıf üniversiteleri tıp fakülteleriyle rekabet edebilecek kapasitede bir tıp fakültesinin kurulması ya da kurulduğu söylenen ama bizim tabelasından başka bir şeyini göremediğimiz tıp fakültesinin kurtarılması o kadar kolay değil.

Şimdi Kütahya halkı iktidar partisi milletvekillerinin dekan atanmasında gösterdikleri ilgi ve hassasiyeti bütçe konusunda da göstermelerini beklemektedir. Tıp fakültesi sorunu iyi bir lobi faaliyeti ve bütçe ile birlikte ele alındığında kolay çözülebilecektir.Bu çözümden hem Üniversite hem de Kütahya karlı çıkacaktır.Yerel ve Ulusal düzeyde olabilecek maddi katkıların organizasyonu için kurumsal bir yapılanmaya acil gereksinim vardır.

Zaman geçtikten sonra ortaya çıkan sorunları eski yöneticilerin üzerine atmak sorundan kaçışın en iyi yöntemi olmamalıdır.

Yararlanılan Kaynaklar

1.Tıp Fakültesinde Rektör krizi mi var?” 20.01.2010 Tellal Haber Gazetesi

  1. “Kadro verilmezse tıp fakültesi kapatılacak” 10 Şubat 2010 Milliyet Gazetesi

3.” Sorumlusu Tıp Dekanı Bulmayan Rektördür” 4.4.2010 Akis Gazetesi

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir